Gündem

KKTC Dışişleri Bakanlığı: ‘Rum liderliği büyük yanılgı içerisinde’

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti KKTC Başbakan Dayanakçılığı ve Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan söylemede, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin GKRY Doğu Akdeniz’e ait politik bir ortak deklarasyon yayınlamasına sert tepki gösterildi. Söylemede, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Kıbrıs Türk toplumunun Doğu Akdeniz bölgesindeki hak ve çıkarlarını tüm tehditler karşısında Türkiye ile işbirliği içerisinde gözetmeye devam etmekten alıkoyamaz. Güney Kıbrıs Rum liderliği, bu bölgeye dahil olmayan, bu bölgeyi öğrenmeyen, bu bölgedeki hassasiyetlerden bir haber olan bölge dışı devletlerle ortak deklarasyon yayınlamakla hak ve çıkarlarımızdan ödün vereceğimizi sanıyorsa büyük bir kusur içerisindedir” ifadeleri kullanıldı.
Söylemede, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi GKRY, Yunanistan, Mısır, Fransa ve Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanları dün 11 Mayıs 2020 Doğu Akdeniz’e ait asıllardan yoksun, izlenim oluşturulmaya müteveccih, tamıyla politik bir ortak deklarasyon yayınlamıştır” ifadelerini yer verildi.

Bakanlık söylemesinde, “Doğu Akdeniz’deki natürel zenginliklerin gerek Kıbrıs’taki iki taraf, gerekse bölgedeki öteki oyuncular arasında iş birliği ve karşılıklı ekonomik bağımlılığa dönüştürülerek bölge kararına hizmet etmesini sağlamak yerine ne yazık ki GKRY, beraber hareket ettiği bölgede laf sahibi bile olmayan ülkeler ile beraber KKTC ve Türkiye aleyhine yanlış algılar ve oldu-bittiler oluşturma mücadelesi içerisinde, Kıbrıs Türk toplumunun ve Türkiye’nin bölgedeki haklarını gasp etmek ve çıkarlarına halel getirmek çabasında ısrar etmektedir” ifadeleri kullanıldı.

Söylemede, “Öğrenilmelidir ki, bu cins hak ve beynelmilel hukuktan yoksun aşina gayretler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni Kıbrıs Türk toplumunun Doğu Akdeniz bölgesindeki hak ve çıkarlarını tüm tehditler karşısında Türkiye ile iş birliği içerisinde gözetmeye devam etmekten alıkoyamaz” denildi.

“GKRY evvel Kıbrıs Türk toplumunun denk hak ve çıkarlarını tanımalı”

“GKRY, Doğu Akdeniz bölgesinde güven ve karara hizmet etmek istiyorsa öncelikle maksimalist, tahakkümcü ve tek taraflı siyasetlerinden bırakarak Kıbrıs Türk toplumunun isme ve bölgedeki denk hak ve çıkarlarını tanımalı ve buna göre davranmalıdır” denilen söylemede, “GKRY’nin Doğu Akdeniz’deki öncelikli muhatabı ve diyalog ve diplomasi içerisinde olması gereken taraf, Kıbrıs Türk tarafıdır. GKRY bu hakikati algı etmediği ve buna göre davranmadığı sürece Doğu Akdeniz’de karar ve güven sağlamak hevesinden bahsetmesi samimiyetsizliktir” ifadeleri kullanıldı.

“Güven depresyonu körükleniyor”

Söylemede ayrıca, KKTC’nin isme ve Doğu Akdeniz bölgesinde denk ortak haklara sahip iki ulusun taraflarının iş birliği içerisinde olması güzergahında bir hayli kere çağrı yaptığı ve teklif sunduğu dile getirilerek 13 Temmuz 2019 tarihli iş birliği teklifinin hala geçerli olduğu ifade edildi. Söylemede, “Dolayısıyla, GKRY’nin adanın ve bölgenin güven ve kararına hizmet etmeyen tek taraflı adımlarından şipşak bırakarak adadaki tek ve bölgedeki en öncelikli muhatabı olan Kıbrıs Türk tarafı ile iki ulusun Doğu Akdeniz’deki denk hak ve çıkarları mevzusunda bir iş birliğine gitmesi tek yoldur” denildi.

GKRY’nin Kıbrıs adasının tek egemeni, adanın sahibi gibi davranmayı adet haline getirdiği, bu ve eş teşebbüsleriyle adanın geleceğine dair hakikat düşünce ve siyasetini kesintisiz olarak gözler önüne serdiği ifade edilen söylemede, “Bu tavır stili Kıbrıs Türk Toplumu ile Rum Milleti arasındaki güven depresyonunu daha da körüklemekte aynı zamanda bölgedeki karara da negatif olarak yansımaktadır. Kıbrıs Rum liderliği, bölgede yer alan veya almayan ülkelerle ortak deklarasyon yayınlamakla hak ve çıkarlarımızdan ödün vereceğimizi sanıyorsa büyük bir kusur içerisindedir” ifadeleri kullanıldı.

Emir Abdurrahman Bulut
 

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı